MÜZİK SESİ KAYNAKLARI

  1. Ana sayfa
  2. İnternet Reklamcılığı
  3. Makale detayı
MÜZİK SESİ KAYNAKLARI

Ses Spektrumları

Çalgılar, basit sesleri değil müzik sesi denilen birçok basit sesten meydana gelen ses kümelerini oluşturur. Böyle bir sesin osiloskoptaki görüntüsünün basit sesin sinüs eğrisinden çok daha karışık olduğunu biliyoruz. Bu karışıklığa karşın, müzik sesleri, yinelenen belirli bir periyodu ve frekansı olan seslerdir. Birleşen seslerin frekansları, genlikleri, bağıl fazları değiştikçe müzik sesinin niteliği de değişir. Bir ses karakteristiği olan tını (diğer karakteristikler perde ve gürlüktür) büyük ölçüde, sesin bu içyapısına bağlıdır.

Dalga çözümleyicilerle çözümlenen bir müzik sesinin içindeki basit seslerin frekansları ve bağıl şiddetleri şekildeki gibi grafiklerle gösterilir.

Seslerin bağıl frekansları

Spektrumu nasıl anlamlandıracağımızı görelim. İncelenen karmaşık sesin içinde on bir tane basit ses vardır. Bu basit sesler, rastgele üst sesler değil, selenlerdir ve eşit aralıklı olarak sıralanmaktadır.

Gergin Tellerin Titreşimleri

Çalgılardaki tele bir noktada vuralım. İki enine dalga atması vurulan noktanın iki yanına doğru harekete başlar. Atmalar, eşiklere varınca yansır. Yansıyan artı atmalar (yukarı doğru olanlar) eksi atmaya dönüşür. Gergin teldeki dalgalar çok hızlı olduğu için, bütün bunlar çok kısa bir sürede gerçekleşir. Böylece hareketsiz eşikler arasına hapsedilmiş bir esnek dalga enerjisinden söz edebiliriz. Bir kayıp olmasaydı bu gidiş gelip sürüp gider ve tel sonsuza kadar titreşirdi. Ama gerek iç sürtünmeler, gerekse eşiklerdeki kaçaklar nedeniyle, hapsedilmiş enerji giderek azalır ve dalgalar söner (Çalgılarda eşikten kaçan enerji, rezonans gövdesinde akustik enerjiye dönüşür.).

Tellerdeki Karmaşık Titreşimler

Bir telin yapabileceği titreşim modlarının hangisinin gerçekleşeceği, tele nasıl ve neresinden vurduğumuza, teli nereden ve nasıl çekip bıraktığımıza veya yayı telin neresine ve nasıl sürdüğümüze bağlıdır. Uyarma biçimi farklı olunca farklı selenler oluşur ve dolayısıyla elde edilen müzik sesinin niteliği de farklı olur.

Farklı uyarma biçimleri

Mızraplanarak titreştirilen bir telde şöyle bir durum daha vardır: Uyarma mekanizması, telin biçimini değiştirerek sisteme belirli bir potansiyel enerji vermiştir. Tel serbest bırakılınca bu başlangıç enerjisi periyotlu olarak titreşimin kinetik enerjisine dönüşür. Oysa vurma etkisiyle çalışan bir uyarma mekanizmasında (piyano, santur vb. çalgılardaki uyarma mekanizmasında) tele bir kinetik enerji verilir ve tel titreşim biçimi bozulmamış olarak başlar. Kuşkusuz bu kinetik enerji, titreşim sırasında, periyotlu olarak potansiyel enerjiye dönüşecektir.


Kinetik enerjinin, titreşim sırasında, periyotlu olarak potansiyel enerjiye dönüşmesi

Sönme Olayının Ayrıntıları

Bir tel, ister çekilerek ister vurularak titreştirilsin, titreşim genellikle çabucak söner. Telin içindeki sürtünme kuvvetleri ve daha önemlisi, eşikleri küçük titreşimlere zorlayan kuvvetler bu sönmenin nedenidir. Kaybedilen enerjinin ancak bir kısmı ses dalgalarının enerjisine (akustik enerjiye) dönüşür. Katı, titreşmeyen, ağır bir çerçeveye gerilmiş bir tel ancak çok zayıf bir ses verebilir. Enerjinin çoğu ısı biçiminde harcanır. Akustik enerji oranını önemli miktarda artırmak için, teli bir rezonatöre bağlamak gerekir (piyanonun ses tahtası, tamburun göğsü ve gövdesi vb.). Rezonatörün yüzeyi genellikle telinkinden çok daha büyüktür. Dolayısıyla rezonatörün titreşim enerjisi çok daha büyük oranda akustik enerjiye dönüşebilir ve çıkan ses, katı bir çerçeveye gerilmiş telinkinden çok daha şiddetli olur. Ama bu şiddetli ses, rezonatörsüz telden çıkana göre çok daha çabuk söner. Çünkü teldeki enerjinin harcanma hızı, rezonatör varken çok daha büyüktür.

Titreşimin sönmesi enstrümanların türüne ve kullanım alanına göre değişir. Örneğin, klasik gitarda sönme olayının (rezonans) geç bitmesi tercih edilir. Flamenko gitarlarda ise erken bitmesi tercih edilir. Bunun nedeni Flamenko müziğinin yapısında kısa sürümlü sesler arzu edilir. Bundan dolayı yapım aşamasında rezonatörde (ses tablasında) çeşitli fiziksel değişimler yapılır.

Silindir Biçimli Borulardaki Hava Sütunlarının Titreşimleri

Hava sütunları da gergin teller gibi, çeşitli titreşim biçimlerine (modlarına) uyarak titreşebilir ve bir selen demeti oluşturur; dolayısıyla, zengin, dolgun hoşa giden sesler verir.

İki Ucu Açık Silindir Biçimli Borular

Önce, iki ucu açık ve çapı boyunun yanında yok sayılabilecek kadar küçük, ince, uzun bir borunun içindeki hava sütununu göz önüne alalım. Borunun bir ucundan dikkatle üflenirse, üflenen kısımdaki havada bir sıkışma olur; basınç artar. Bu yüksek basınçlı bölge borunun içinde ilerlerken borunun katı çeperleriyle olan sürtünmeler ve geri kalan hava sütununun eylemsizliği, titreşen havanın hareketini zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla, borunun içinde büyük basınç değişmeleri olabilir.

Bir Ucu Açık Silindir Biçimli Borular

Bir ucu kapalı borulardaki hava sütunlarının davranışları, iki ucu açık borulardakinden farklıdır. Borunun kapalı ucu katı bir engel olduğu için orada basınç değişimleri özellikle oluşur. Yani o nokta, basınç değişimi bakımından bir karın noktasıdır; açık uç ise düğüm noktası olur. Öyleyse borunun içinde oluşacak duran dalgaların bu koşullara uyması gerekecektir.

Koni Biçimli Borulardaki Hava Sütunlarının Titreşimleri

Çalgılarda koni biçimli borulardan da yararlanılır; çünkü bunlar da seslendirildikleri zaman bir selen demeti (bir müzik sesi) verir.

Zarların Titreşimleri

Her yerindeki kalınlığı aynı olan bir zarın yarıçaplı bir kasnağa gerildiğini düşünelim. Zarın her yanındaki gerilim de aynı olsun. Böyle bir zar uyarıldığı zaman acaba nasıl titreşimler oluşur? Bu titreşimlerin basit olamayacağı açıktır. Çünkü zarlar, tellere veya hava sütunlarına göre çok daha karışık sistemlerdir. Tellerdeki ve hava sütunlarındaki dalgalar ancak tek boyutlu olarak yayılabilirken zarlardaki dalgalar iki boyutlu olarak yayılır.

savaş aldemir

Yazardan beri: Eylül 23, 2020